Ölümlü Dünya
Ölümlü Dünya


Türk sinemasından konu açılınca, özellikle son 20, aman dur yok sorry, 30 yılda belli başlı birkaç önemli filmden bahsetmek gerekir. Zaten hatrı sayılır film sayısı da pek fazla değildir.

90ların bulanık kasvetli atmosferli fotoromansal dram filmlerinin arasından komedi anlamında kültümsü bir Kahpe Bizans çıktı mesela. Ki kaçıncı tekrarıdır bilmem, severek seyrederim. Sonra Vizontele ve Vizontele Tuuba da aynı kaliteyi yakalayıp devam ettirebilmeyi başaran yapımlar. Kronolojiden emin olmadan ve komedi açısından sayıyorum bunları hep.

Neredesin Firuze, Türk sinema tarihinin en underrated filmleri listesinde gönlümde süper bir yere sahip olan Fasulye, şüphesiz ki GORA, Şans Kapıyı Kırınca ve Pardon gibi bir listeden bahsederim. Nasıl ama liste? sağlam.

Sonra bu kaliteli furyadan boşalan alanı Recep İvedikler, Cumali Ceberler işgal etti. Malumunuz, doğa boşluk tanımaz. Tanımadı.

Tam artık yeni dönem Türk sinemasından özelde komedi anlamında, genelde da kalite anlamında umudu ve ümidi kesme noktasındaydım ki o çıktı karşıma;daha doğrusu Onlar. Mermer Ailesi! ve pek tabii ki filmi izleyen herkesin aklına ilk gelen kişi; and the paspas goees too Sebest Mermer!




Böyle tatlı bir kadroya sahip olan bu son dönem Türk komedisinin madal-ı iftiharı kabaca şöyle;

Catering firması görünümlü kiralık katillik yapan bir aile şirketinin tahmin edeceğiniz şekilde bir yerlerde ters giden rutin yaşamlarının ardından başlarından geçen bir dizi olayın anlatıldığı güzel bir kesit.

Filmdeki absürdlüğün dozu harika. Sarp Apak'ı 999584. defa ailenin yakışıklı gönül adamı, modern zamanların Tarık Akan'ı (Huzur dilerim) rolünde görmek gerçekten bıktırıyor bir noktada. Ayh diyorsunuz, yeter! Ama olsun, bir kusur bunu yazalım.

Konuşma aralarına yerleştirilmiş zekice espiler, sadece ortamdaki en zeki insanların (ki bu ben oluyorum genellikle) farkedip gülmesine sebep oluyor. Bu yönünü çok sevdim. Düşünemedi karikatürü var ya, neden komik olduğunu anlatmak çok zordur. Filmdeki espriler o kıvamda.

The Great Dictator'deki speech, Fiddler on the Roof'ta Tevye'nin ahırdaki If i were a rich man performansı neyse, "o sahne" deki "o tirat" da odur.

Film, izledikçe yeni şeyler keşfedeceğiniz bir bulmaca gibi.
Tez zamanda taviyemdir.

Sevgiyle kalınız