HG Wells'in Zaman Makinesi
HG Wells'in Zaman Makinesi


Oh bebeyim cici okur!

Öncelikle şunu söyleyeyim, bu yazıyızı sonuna kadar okumayanlar çok şey kaybederler.

Ne güzel bir kitap bitirdim öyle.

Öyle uzun zamandır ayrı kaldığım, ara verdiğim ya da vakit ayırmadığım kültürlü insan olmazsa olmazından, kitap okumak fiilinde yıllık siftahımı yaptım. Aslında yıllık siftahtan çok yaklaşık altı aylık bir siftahtı bu ama olsun.

 

Kurgusal roman denildiğinde akla ilk gelen, muhteşem süper bir arkadaştan "ilk distopik kitap" olduğunu öğrendiğim, filmini de bıkmadan birkaç kez izlediğim ama filmiyle pek bir alakası olmadığını, şişirilmiş duygusal romantik öğelerin elinden H.G. Wells eseri olsa bile kurtulamadığını anladığım çok hoş bir kitaptı.

 

Kendisi çok ince, öyle otursan birkaç saatte bitirebileceğin türden. Anlatımı da sıkmıyor, adeta içine çekiyor insanı. Zaman dehlizlerinde kaybolup gidişlerin, kendini arayışların ve kendini buluşların buluşmasında geçen güzel birkaç saat sizleri bekliyor olacaktır okuduğunuz taktirde.

Filmini de izlediğimi söyledim ya, film de kötü bir film değil aslına bakarsan. Kitap ile bazı noktalarda paralel, bazı noktalarda kitabın çizgisinin dışında, güzelce bir film. Filmde olup da kitapta olmamasına hayıflandığım birkaç detay da var aslında, Wells abimiz kızmasın tabi, saygımız büyük.

Kitapların konularından, kısa özetlerine kaçan yazılardan pek hoşlanmam ama bu kitap için bir istisna yapıp kitap içinden öğrenilebilecek bir bilgi vermek istiyorum;

Kitapta zamanda yolculuk felsefesini ve Hollywood'un suyunu çıkardığı pek çok konuyu on yüz yıllar öncesinden bize getiriyor Wells Baba. Bize hafif klişe gelse da kitabın 1895'te, biz daha bu klişelere boğulmamışken yazıldığını aklımızda bulunduralım.

Determinist bir havası var tabi, zaten zaman yolculuğu ve determinizm birbirlerini çok severler bilirsiniz. Back To the Future dahi zaman zaman determinizme göz kırpıp el sallamadı mı?
 

Hayırlı forumlar.