Bir Tepe için Ağıt : Gargaduzu
Bir Tepe için Ağıt : Gargaduzu


Yirmi sene civarı önceydi, öncesini çok hatırlamam, köyden pek fazla dışarı çıkmışlığım yoktu ama yollar böyle değildi. Daha dardılar, yer yer köprülerin üstünde hoooop yapardı arabalar. Tabi o zamanın arabaları da büyük ölçüde Renault'ydu. Palio, Siena görünca waow falan derdi insanlar, yaşı yetenler yıl aralığını anladılar artık. Neysa işte, yolların durumu öyleydi.

İhale süreçlerini pek takip etmedim çünkü gazetelerde ilgilendiğim kısım ATV'de Pokemon'un ne saat başlayacağıydı daha çok. Akşamüstü, 5 civarı. Bir da üstüne kabakulak olduydum o sene. 2 hafta okula gidemediydim. İlkokuldaydım.

Demiş oldular ki, gelin bu Lefkoşa - İskele yoluna bir çare bulalım. Bu yol böyle olmaz. Doğruya doğru, o haliynan artık olmazdı.

ve Lefkoşa - İskele yolu yapıldı. Yonca'dan sola dönünca gidilen o yol. Abohor, Manastır, Yeniceköy, Galavaç, Çatoz, (daha içerde Görneç, Ayharida, Tirmen), Vitsada, Gonedra güzergahı.

O yol nasıl yapıldı bilir misiniz?

Bizim bölgenin sembolik bir tepesi var: Gargaduzu.

O yolu kullandıysanız mutlaka görmüşsünüzdür onu da. İskele'ye doğru giderken yolun sağında, gelirken tabii ki solunda. Çocukken bir defa çıktığımızı hatırlarım tepesine. Helikopter iniş alanını işaretlemek için H yazardı, savaş görmüş bir adanın olmazsa olmazı mevziler vardı, bölgeyi komple görürdün, zaten her taraf düzlük, düzlüğün ortasında bööyle bir tepe.

2 gargaduzuna ayırırık orayı; Büyük Gargaduzu ve Küçük Gargaduzu

Büyük Gargaduzu yoldan görünen esas kısım, Küçük Gargaduzu da daha arkada, Vitsada (Mitsada / Pınarlı)'ya doğru.

Adının kaynağını bilmem ama tahmin ederim ki civarında bulunan ve görünüşleri tuz kütlelerini (NaCl) anımsatan kayaçlardandır. Severim bu söylemini.


İlgili kayaçlar.


Her şey iyi güzel, Gargaduzu mutlu biz mutlu, derken İskele - Lefkoşa yolu için ihaleyi alan firma nedendir bilinmez Gargaduzu'nu kesdirdi gözüne. Düz denebilecek bir alanda belirgin yükseklikte bir tepe oluşunu kral mezarı olmasına mı yordular da gazdılar bakdılar napdılar artık bilemem.

Yol yapımında dolgu malzemesi olarak kullanacakları toprağı çıkarmak için Gargaduzu'nu oymaya başladılar. Bu hikayenin sonu iyi bitmez. Oydular da.

O zamanki yol çok alçak geldi gözlerine heralde ki yolu yükseltmeye karar verdiler. Tabi sonraları yolda kısmen çökmeler mi isden (neticede yumuşak bir kayaç), yoldan çıkıp şarampoller mi (neticede yüksek bir yol)... Neysa işte, yolun altını doldurmak için Gargaduzu'nu kazdılar.

Koskoca Mesarya'da başka yer bulamadılar, toprak almaya başka hali arazi, boş yer bulamadılar, bula bula Gargaduzu'nu oydular. O sırada yerel otoriteler, genel otoriteler, bölge halkı napardı bilmem. Ekolojik kaygılarımız bu kadar gelişmiş değildi belli ki.

Her gün mahallede top oynarken, Gargaduzu'nun kenarına kurdukları geçici taş ocağından çıkan dumanları gördüğümde içim sızlayacak yaşta değildim maalesef. Şimdi düşününca sızlar içim onun yerine. Balkondan Gargaduzu'na bakdığımda yüreğim da oyulur.

Niçin bölgeden biri çıkıp da "Be ama naparsınız? Bu tepe bölgenin simgelerindendir. Başga yer yok muydu gazasınız?" demedi, ya da dediysa niçin sesine ses katacak sesler bulamadı meraklardayım.

Sonuç itibariyle bizden birkaç önceki jenerasyondan bize ve bizden sonrakilere bir bütün Gargaduzu kalamadı. Emanetinize sahip çıkamadınız üst jenerasyonlarım... Neden yaptınız bunu?


Ben az da olsa hatırlayan son nesildenim. Şimdi 24-25 yaşında olanlar dahi hatırlamazlar. Görselini arattım ama bulamadım. Belki da kimse böyle bir talihsizliğe uğrayacağını kestiremediği için belgeleyip sonraki kuşaklara göstermeyi düşünemedi. Gerçi birkaç çocukluk fotoğrafımda arkada eski hali görünür. Şu anda ekleyemesem da ilk fırsatta eklemeye çalışacağım.

Üzgünüm Gargaduzu
Üzgünüm Mesarya