Share on Facebook
Facebook
0Tweet about this on Twitter
Twitter
Pin on Pinterest
Pinterest
0Email this to someone
email
Share on LinkedIn
Linkedin
The Preacher : İçime bişey kaçtı :/
İçe kaçan şeyler genellikle 70ler, 80ler ve bir tutam da 90lar Amerikan sineması ile modern zamanlar Türk sinemasının konusu olsa da, Preacher bu işin dizi ayağında temsil bayrağını yukarılara taşıyor. Dizi, geçmişi lekeli bir vaiz olan Jesse'nin içine bişey girmesiyle
İçe kaçan şeyler genellikle 70ler, 80ler ve bir tutam da 90lar Amerikan sineması ile modern zamanlar Türk sinemasının konusu olsa da, Preacher bu işin dizi ayağında temsil bayrağını yukarılara taşıyor. Dizi, geçmişi lekeli bir vaiz olan Jesse'nin içine bişey girmesiyle başlıyor. Peki bu giren ne? Bu giren yasak bir aşkın meyvesi. Genesis. Çizgi roman uyarlaması olan Preacher, hafif thriller horror comedy black mizah dark sarkastik atmosferik senfonik black biz çizgide ilerliyor. Tarza aşine olmayanlar, kanın gövdeyi götürdüğü, aşırı ve abartılarak çekilmiş şiddet sahnelerinden rahatsız olabilirler. Tarza karşı antramanlı olanlar bu sahnelerdeki mizahı tadımlayıp deneyimlerini yükseltebilriler. Tarza karşı antramanlı olmasam ve Ash vs. Evil Dead'den rahatsız olan bir bünye olarak ben mesela preacherdan pek rahatsız olmadım. Absürdlük dozunun fazla olmasından dolayı ona yoğunlaşıp mizahı tadımladım. Güzeldi. Eugene'in ağzına bile alışıyor insan.   İlk bölümler izleyiciyi hikayenin içine çekme ve tanıştırma maksatlı biraz durgun biraz bu kimdi? süreçleri ihtivalı olsa da, hikaye ilerledikçe sizi kendine çekiyor, heyecanlı ve keyifli anlar yaşatıyor. Barındırdığı milyonlarca göndermeyi yakalayıp kendinizi mutlu da hissedebilirsiniz bunun yanında.   Netice itibariyle, güzel dizi. Halen 2. sezonunda, başladığınız taktirde 1 hafta içerisinde yakalamanız mümkün. İzleyin izletin cans.   Öpilota.    

Bir cevap yazın

Share on Facebook
Facebook
0Tweet about this on Twitter
Twitter
Pin on Pinterest
Pinterest
0Email this to someone
email
Share on LinkedIn
Linkedin