Metis Ajanda 2017; Hiçbir Yerden


Yıl sonunun yaklaşmasıyla birlikte, Metis Yayınları‘nın her yıl ayrı ve özel bir konsept ile çıkardıkları “Metis Ajanda” da kitapçılardaki yerini aldı. Tükenmeden stoklamak, eşe dosta hediye edip yüzlerini güldürmek gerek. Benden söylemesi, bu ajandaların tatlı bir koleksiyon değeri de olduğundan dolayı hızla tükeniyorlar.

Geçen yıl,”Rüyanın Gör Dediği”  sloganıyla Rüya temasını ele alan ve içerisindeki çeşitli alıntılarla-bilgilerle ufkumuzu ve ruhumuzu aydınlatan ajanda; bu yıl “Hiçbir Yerden” sloganıyla -evet doğru bildiniz- Ütopya ve Distopya temasını ele alıyor.

Yunanca’da “Olmayan yer” anlamına gelen Ütopya, ideal veya ideale yakın hayali yerleri anlatmak için kullanılıyor. Distopya ise, idealden uzak, kasvetli-baskıcı-anarşik-kaotik durumların hakim olduğu yerler için kullanılıyor.

2017 ajandası beyaz ağırlıklı bir tasarıma sahip. Kabartmalı kapak yazıları ve bulutcuklar oldukça sevilesi :). boyut olarak bildiğimiz Metis Ajanda ölçülerinde, sayfa sayısı olarak da bariz bir değişiklik hissedilmiyor.

89932

Ajanda, ön sözünde;

Filler tepişirken çimenler ezilirmiş…

Ama çimen deyip geçmemeli. Tek tek cılız görünür belki; böğürüp duran, gövdelerini oradan oraya savuran dev yaratıklar ezip geçiveririz sanırlar; oysa yeryüzünün her yanını kaplayan, birlikteyken okyanus dalgaları gibi salınan, kolay yok edilemez bir türdür çimen.

Yersiz hissedersiniz bazen kendinizi, yersiz yurtsuz ve çaresiz. Sözünüzü duyan yoktur, sözünüzü koyacak yer yoktur. Kendi ülkenizde sürgün gibisinizdir, “kış ruhu” ele geçirmiştir sizi. “Aklımı henüz kaçırmadım, canımı şimdilik kurtardım,” deyip avunmaya çalışmak beyhudedir.

Madem böyle bir çağ düştü kaderimize, hüznümüzde boğulmak yerine birbirimizin hayallerinde bir ülke aramaya girişelim dedik, biz de. Yılların ötesindeki, kilometrelerin berisindeki hayalperest akılların peşine düştük. Dehşet de çıktı karşımıza hayret de. Günün zulmünün karanlığı geleceğe yansıdı, geçmiş mücadeleler çatlaklardan ışık sızdırdı. Terravenenum ve Terradulcium’da dolaştık, korkunun yanında umut zerreleri bulduk: Ajandayı hiçbir yerden getirdik.

Evet, dünya barbarlık belgeleriyle dolu; evet, donmuş ütopyalar tehlike taşır; ama günün dertlerini aşıp yeni imkânlara açılmak da ancak hayal kapısını açık tutmakla, aklın ümitsizliğine yüreğin ümidiyle yanıt vermekle mümkün.

Hem Edip Cansever “Umudu dürt / Umutsuzluğu yatıştır,” diye vasiyet etmiş bize.

O halde gelin “cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var” arayalım bu yıl, ve yaşatalım bulduğumuzda.

Güzel bir yıl dileğiyle…

diyerek karşılıyor bizi. Sayfalarını çevirdikçe iliştirilen kısa ve güzel notlarla ilginizi çekecek bilgilerle, çeşitli eserlerden alıntılanmış ve derlenmiş kısa metinlerle karşılaşıyorsunuz. İçerisinde yer alan kısa metinlerin alıntılandığı kaynaklar ise şunlar;

Dünyaya Kafa Tutan Köy / Dan Hancox
Görünmez Kentler / Italo Calvino
Sosyalizm ve İnsan Ruhu / Oscar Wilde
Ütopyanın Ü’sü / Savaş Kılıç
Mülksüzler / Ursula K. Le Guin
Ortak Lüks / Kristin Ross
Nutopia
Fatsa: hayalden gerçeğe / Eylem Can
Sanatçının ütopyası / Murathan Mungan
Herkesin filozof olması lazım / Alain Badiou
24. yüzyıl İstanbulu / Mustafa Nazım Erzurumî
Berberin dileği / Kurt Vonnegut Jr.
Müştereklerin durumu, 2035 / Jay Walljasper
Ütopyanın meziyeti / E. M. Cioran
Şimdi al daha çok al! / J. G. Ballard
Rüya Âlemi ve Felaket / Susan Buck-Morss
Ölü gezegende bulunan zaman kapsülü / Margaret Atwood
Kâh ütopya kâh distopya / Saadet Tuğçe Tezer
Umut Mekânları / David Harvey
Geleceğin başarılı biyo-ekonomileri / Kalle Lasn, Adbusters

Ajanda içerisinden alıntı yapmayacağım, meraklanmanızı istiyorum 🙂

Sadece ama sadece, evet sadece 5 TL‘lik fiyatıyla almamak için hiçbir mazaretinizi kabul etmiyorum. Ben yıllardır olduğu gibi bu yıl da Khora KitapCafeden aldım. Bulamazsanız üzülmeyin, iletişime geçip eğer ellerinde yoksa getirtmelerini isteyebilirsiniz.

Güzel okumalar, bol şaşırmalar, hoş tebessümler, ajanda üzerine not alacak pek çok mutlu anı dilerim 🙂