PuhuTv vs. Netflix Türkiye

Hayır dalga geçmiyorum.

Bu yazımı böyle fantastik bir kıyaslamaya ayırmış olmam şaşırtıcı gelebilir ama gel bir otur dinle bakalım.

 

Mavi köşedeki PuhuTV, özellikle Fi ile adını duyuran bir film/dizi izleme platformu. Üyelik ücreti yok, Türk dizileri ve yeni/eski Türk filmlerinden oluşan, benzerlerine nazaran hatrı sayılır bir arşive sahip. Üstelik bu dizileri ve filmleri korsan olarak değil, hakkını vererek izliyorsunuz. Böyle de bir güzelliği var. Basit, sade ve kullanışlı arayüzünü de eklemem gerek.

Her ne kadar bana göre yakın dönem Türk sinemasının harikulade eserlerinden birisi olan Fasulye’yi ve 2000lerin başının efsane dizilerinden Ayrılsak da Beraberiz, Yedi Numara, Beşik Kertmesi gibilerini göremesek de, Kardeş Payı, İşler Güçler, Leyla ile Mecnun gibi dizilerle gönlümüzü fethetmeye oynuyor.

İçerik zenginleştirilirse, özgün yapımlar ortaya çıkarılırsa dadından yenmez gibigibime geliyor.

 

 

Kırmızı köşede ise Netflix Türkiye var. Büyük bir heyecanla girişip sonunda hayal kırıklığına uğrayacağımı düşündüğüm bir platform. Dünya genelinden muhtemil dizi ve filmlerin bulunduğu, ayda 40 TL gibi bir üyelik ücretinin olduğu Netflix, sevdiğiniz yapımlara göre yenilerini önerme, kişisel liste oluşturma, kaldığı yerden devam etme gibi güzellikler sunuyor (Puhu Tv’de bunlar var mı bilmiyorum, üye olmadım).

4K’ya kadar artan çözünürlüklerde sunulan diziler ve filmleri dilediğiniz dil/altyazı kombinasyonuyla izlemenize olanak sağlaması, internetten fellik fellik senkron altyazı arama derdinden kurtarıyor. Kodi’ye nazaran bu gördüğüm en büyük avantajı.

Hayal kırıklığımın sebebi ise film sayısının azlığı. Cümleyi düzeltip tekrar yazmak gerekirse, “kaliteli film sayısının azlığı.” Asya sinemasından ve yeni dönem Türk sinemasından çeşitli filmleri izleyebiliyorsunuz ama mesela The Accountant’ın adı var kendisi yok. Adının listede olmasından dolayı Türkiye’de gösterilmediğini düşünebiliriz sanırım. Üzer…

Heat gibi, Once Upon a Time in America gibi, Forrest Gump gibi kaliteli filmler var evet. Ancak şimdi benim gibi bir tüketici bu filmlerin başına bir oturursa 2-3 haftada menüyü silip süpürür. Ne anladık bu işten?

Dizi kısmına gelecek olursak, evet Black Mirror dendi mi akan sular durur, keza Ozark, Stranger Things için de durum böyle. Eee sonra? Olmuyor Netflix hanım. Death Note’u söylemiyorum bile. Biz görmedik öyle bir şey, sen da yapmadın. Tamam mı? Anlaştık mı? Güzel.

 

Netice itibariyle, her iki şampiyonun da içeriklerini zenginleştirmeye ihtiyaçları var. Online film veya dizi sitelerinden ayrılmalarının, daha tercih edilebilir olmalarını yegane anahtarı budur. Aradığın 10 filmden 8ini bulabilirsen geriye kalan ikisi için korsana tenezül etmeyedebilirsin. Ancak aradığın 10 filmden 6sı yoksa, o zaman işler değişir Daniel…

Seyir zevkiniz daim olsun.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *