Merhaba güzel okuyan kişi. Başlık dikkatini mi çekti, gel buyur misafirim ol.

 

Eminim ki milyonlarca film galerisine rastlamışsınızdır ve pek çoğuna da hemen hemen aynı filmler göreceğinizden emin bir şekilde tıklayıp yine de bir bakmışsınızdır. Evet yapmışsınızdır.

Bu liste öyle değil. Bu listede Forrest Gump yok mesela. aaa ne kadar da ilginç değil mi? İzleyenin pek bişey anlamayıp da waoow harika film dediği Shawshenk Redemption da yok. Good Will Hunting de. Kötü filmler mi? hayır değiller. Ancak zaten elini sallasan birisine çarpacak olan böyle filmleri neden bir galeriye/listeye ekleyeyim ki? eklemem.

 

Çok uzatmadan sadede geleyim (sadete, saadete, nasıl yazılıyordu bu?) neyse, başlıyorum.

Hiyerarşik sıralama değildir.

 

Fasulye

186834

Israrla söylüyorum, ısrarla izletemiyorum. Yani ne olurdu bu filmi birileri daha izlese de filmden yola çıkıp repliksel esprilerle günümüzü renklendirsek. Şimdi spoiler olmasa geometri bilginizi allak bullak edecek bazı replikler de söylemek isterdim ama aman tadımız kaçmasın.

Kimlerin oynadığını saymaya başlasam uzun bir liste olur, bir yerde saymayı bıraksam geride kalanlara ayıp olur, öyle bir kadro diyeyim size.

İzledikten sonra sefer taslarına, cam kırıklarına, küçük köpeklere ve video kasetlere aynı gözle bakamayacaksınız…

 

Underground

underground-movie-poster-1995-1020200919

İçerisinde gayet sıkıcı bir düğün sahnesi barındıran bu müstesna film, yönetmen olarak Emir Kusturica, müzikçi olarak Goran Bregoviç imzalarını taşıyor. İçerisinde Sezen Aksu‘dan aşina olduğumuz Goran Bregoviç temelli trilyonlarca Balkan ezgisi de var. Ama hepsi bu kadar değil. Filmin başlardaki kasvetli sayılabilecek havasını dağıtan olaylar içerilere bir yerlere serpiştirilmiş. Komedinin de dramın da hası var bu filmde. Nasıl becermiş de böyle güzel birleştirmişler insan gerçekten hayret ediyor.

Bu arada, Mesecina, Ay Işığı demek. Lazım olur 🙂

 

Im Juli

im_juli

Böyle bir liste hazırlayıp Im Juli‘ye yer vermeseydim rüyamda kendi kendimi döverdim. Yapardım. İnsanlığa yayma ve yakın çevremi haberdar etme misyonumu her fırsatta yinelesem de, bu vesileyle bir kez daha tüm insanlığı Im Juli izlemeye davet ediyorum.

Fatih Akın‘ın yönetmenliğini yaptığı bu şeker şey, güzel bir yol filmi olmasının yanında,  sürükleyiciliği, absürtlüğü, neşesi, sürprizleri ile de iyi bir vakit geçirgeci. Daniel ve Juli’yi merkeze almakla birlikte, Leo’sundan İsa’sına ve Melek’e ve minibüslü hatuna ve futbol topu desenli saçlı keş kardeşimize kadar fantastik yan karakterler ve onların öyküleriyle de güzel bir bütün oluşturuyor. Evet izlemeyenlerin son cümleyi anlamasını beklemiyorum.

 

Bubble Boy

mv5bmtuwyjcznmityzczns00mdqwltkxndctn2mwyzi5yzhmngu4xkeyxkfqcgdeqxvymtqxnzmzndi-_v1_uy1200_cr8806301200_al_

Keyifli bir yol filmi daha. Doğuştan bağışıklık sistemi olmayan Jake Gylanhaale (bakmadan yazdım) dış dünyanın kötülüklerinden, içinde yaşadığı balonu sayesinde korunmaktadır.

Sevgili Jake, burayı okuyorsan aynı yıl içinde hem Donnie Darko hem de Bubble Boy olmak nasıl bir duygu biraz anlat bakalım. Yani ne bileyim hem Indiana Jones hem Tomb Raider olsan anlarım da bu ikisi biraz şey değil mi sence de?

İçerisindeki karakterler filme ayrı bir güzellik katıyor bu filmde de. Renkli bir yol hikayesinin, orijinal ve dile dolanasıcalıkları yüksek repliklerin yücelttiği güzel bir filme vakit ayırmak istiyorsanız esgeçmeyin.

 

Nightcrawler

share

Yine Jake Gylanhaal (gene bakmadan yazdım) yine niyoseris listesilik bir film. Hafif kasvetli, sürükleyici, vermek istediği mesajı dolandırmadan veren, güzel bir eleştiri filmi. Umarım izlerken bişeylerin halihazırda farkındasınızdır yoksa hakkaten çarpıcı etkisi olabilir. Bu kadar bahsedip beklentinizi yükseltip sizi üzmek istemesem de, ilginizi cezbedip izlemenizi sağlamak amacıyla bunları söylemem lazım. İzleyin. İzletin.

 

Hair

hair

Ya evet evet Let the sunshine in. Eee başka? Yok tabi… Ancak da let the sunshine in, let the sunshine in gibi bir sitemkar girişten sonra, en bilinen ama en az izlenen müzikallerden birisi olan Hair‘e dikkatinizi çekmek isterim. Hunharca Hairspray ile karıştırılan bu güzide eser, Vietnam Savaşı’nı, Hippie hareketini, 60lar, 70ler dönemini hoş bir şekilde, bilenlerin +99 karizmaya sahip olduğu güzel şarkılar eşliğinde anlatıyor.

 

Be Kind Rewind

51z-jeak6rl

Jack Black’in gene Jack Black tarzında bişeyler yaptığı filmin öyküsü, aşırı manyetik alana maruz kalmış olan bir adamın, Jack Black’e (ya da arkadaşına, tam hatırlamıyorum) emaneten bırakılmış olan bir video kaset dükkanına girmesiyle başlıyor.

Yeni nesil bilmeyecek, anlatayım; Video kasetlerdeki kayıtlar manyetik alanlardan etkilenen şeyler. Bu yüzden manyetizmadan uzak tutulmaları gerekiyor.

Filmin gönlümdeki tahtına oturmasının esas sebebi, Sweded akımını başlatmış olması. YouTube’da onlarca filmin Sweded versiyonlarını bulabilirsiniz. Şimdilik favorim Donnie Darko.

 

Phenomenon

220px-phenomenonposter

John Travolta’nın alıştığımız John Travolta rollerinden farklı bir şekilde karşımıza çıktığı bu farklı filmi de bu listeye eklemek istedim. Çünkü güzel ve izlenmesi gereken bir film bence. Çoook uzun yıllar önce izlemiş olmamdan dolayı detaylı konusunu hatırlamasam da esas konuyu ve bende uyandırdığı iç ısıtıcı keyifli seyir zamanını gayet iyi hatırlıyorum. Yakın durulsun.

 

Frequency

frequency

Hoş bir film olmasının yanında gayet hoş bir film. Ayrıca çok hoş bir film. Uzaktan bakılınca oğluna beyzbol sevgisi aşılayan bir Amerikan babası barındırsa da yakından bakınca da bu babayı barındırıyor. Ama hikaye baba değil. Hikaye güzel bir hikaye. Baba meselesini spoiler vermemek için yazdım. Bu filme gereken önemi veriniz rica edecem.

Ailece izlenebilecek, sevgiliyle izlenebilecek, dürüst olmak gerekirse arkadaş ortamlarını pek de açma potansiyeli olmayan bir film. Her filmin ortamı var sonuçta. Ve her film her zaman izlenmez. Değil mi Sadun?

 

 

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Daha var, daha çok var tabii ki de, onlar da gelecek listelerin konusu olsun. Birini ya da birkaçını izleyip beğenmenize vesile olacaksam ne mutludur bana.

Güzel kalınız.