Doksanlı yıllar denildiğinde akla gelen 10 film varsa, bunlardan birisi de şüphesiz ki Universal Soldier, ya da bildiğimiz ismiyle Evrenin Askerleri’dir bana göre.

Muhtemelen daha universal kumandalar Türkiye’ye gelmemişti ki filmin adını çeviren Universe’i doğrudan Evren diye aldı. Bu da olsun, ilerleme sayılabilir.

Filmi aslında üçüncü dördüncü sınıf ucuz aksiyonlu Amerikan filmi görmeyi bekleyerek izlemeye başladım. Ancak izledikçe anladım ki film aslında ucuz aksiyonlu ikinci sınıf bir Amerikan filmi.

Van Damme’ı yine o meşhur uçan dönen tekmeleri ve istifini bozmadan kaldırdığı ayaklarıyla görüyoruz. Zaman zaman şimdi bakınca klişe gelen ancak o dönem orijinal gelebilecek sahnelere de rastlıyoruz. Espri dozajı iyi ayarlanmış, güzel serpiştirilmiş. Görsel efekt olarak bir sıkıntı yok. Hikaye de fena sayılmaz.

Yer yer gereksiz aksiyonu, ve kötü adamı gözüne soka soka daha kötü, en kötü gösterme çabası falan olmamış.

Yine de, vurdulu kırdılı üzerinde çok düşünme gerektirmeyen film arayanlar izlerlerse sevebilirler.

 

Ayrıca Van Damme, sen hem dükkanı ye, hem de tek kuruş para ödemeden önüne geleni döv git. Bu mu iyi adamlık? Bu mu Van Damme’lık? ayıp.