İngiltere’deki micro:bit reklamı ve düşündürdükleri

Selam sayın okur.

Farklı olmak üzerine düşünüyordum aslında bir süredir. Meşhur “Toplum Baskısı” meselesi mesela. Geleneksel Ramazan Dayakları neden genelde birlikte yaşadığımız, aynı toplumun parçası olduğumuz insanlara atılır da, Sultanahmet’i gezmeye gelen İngiliz turiste atılmaz hiç düşündünüz mü?

Açık giyindiği için çevreden uyarı alanlar da, uyaranlar da aynı toplumun insanları ayrıca. Kendi toplumdaşını “Tahriğh oluyorum böyle giyünme” diye uyaran birisi, aynı şekilde giyinen bir turiste böyle uyarılarda bulunmaz genelde.”Çünkü onların kültürü öyle”

Diyelim bir Fransız, büyüklerin yanında bacak bacak üstüne atsa sorun etmeyen, “Onlarda öyle” deyip geçen insanlar, aynısını sen ben yapsak neden “ayıp evlaadım” diye azara girişme potansiyeli taşırlar?

Şöyle sorayım, neden Farklı davranış ya da davranışı yapan farklı kişi, toplumdan olunca yadırganıyor da başkası yapınca neden tolerans gösteriliyor, ve hatta onun bu davranışını eleştirmek ayıp kabul ediliyor?

Gene mi karışık oldu? Şöyle söyleyeyim. Neden kendi içimizdeki farklara, farklılıklara saygı göstermiyoruz?

Buraya kadar “yürü be aslanım, işte benim Ültra insanım bu” falan nidalarıyla ilerlemişseniz iyi gidiyoruz. “Saçmalama, geleneklerimiz böyle” diyorsanız gene iyi gidiyoruz.

Bu düşünceleri edinmemin akabindeki birkaç haftadan birinde, gözlerimde kalplerle takip ettiğim teknolojik canlardan birisi olan micro:bit’in İngiltere’de yayınlanan reklamını gördüm.

BBC’nin micro:bit oyuncağından önceki yazılarda bahsetmiştim. Reklamda, ellerindeki micro:bitlerle abidik gubidik robotik şeyler yapan ilkokul çağındaki çocukların cingılı cingılı hallerini göstermişler.

Buyurun reklam bu.

 

Kız çocuklardan birisinin baş örtüsü taktığını farketmişsinizdir. Muhtemelen onlar da bilinçli bir şekilde devlet televizyonu tarafından hazırlanan/hazırlatılan bir reklam filminde buna yer vermek istemişler. Yani batıda yükselen yabancı ve özellikle Müslüman düşmanlığına karşı demişler ki, “Bizde yabancı düşmanlığı yok.”

 

Şimdi bu reklamın buralarda bir yerlerde yayınlanması ihtimali üzerinden konuşalım. Bir tarafta bunun (baş örtüsünün) normal ve gerekli olduğunu savunan bir kesim olurken diğer tarafta da buna ailenin değil, zamanı geldiğinde çocuğun karar vermesi gerektiğini savunup “Küçücük çocuğa başörtüsü taktırdılar.”, “Çocukların beynini yıkıyorlar.”  gibi reaksiyonlar veren bir kesim olacaktır.Şimdi böyle bişeyi BBC yapınca yani ne bileyim, bilemiyorum Erkan…

 

Bunu burada bırakarak meseleyi daha fazla irdelemeden (zira hassas kendisi) başka bir-iki soru sormak istiyorum size;

Ailesi Budist olan bir çocuğa yaptığınız kebaptan (sığır) ikram eder misiniz?

Ailesi vegan olan bir çocuğa dondurma alır mısınız?

Söyleyeceklerim bu kadar, kendinizle başbaşasınız.

Sevgiyle ve farklılıklarınızla güzelleşiniz <3

3 comments

  1. Vegan dondurma alırım. Yani anlayış göstermek ve saygı duymayı yeterli görmekle de olmuyor. İletişim kurmak için biraz da özveride bulunmak gerek sanki… BBC nin yaptığı belki de kendini aklamak fakat yine de iyi bir yolda. Kendi içine alıp doğal görüyor ve “bak diğerlerine sağladığım olanakları ona da sağlıyorum” diyor.

    • Yıllar sonra cevap veriyorum, gecikme için özür dilerim.

      Açıkçası ben ne yapardım bilmiyorum, pek çok detay ve parametre var bunu etkileyecek olan. Dediğiniz gibi iletişim, karşısındakini tanıma, ne yapmış, neden yapmış, nasıl yapmış sorularına gelen cevaplar vesairesi de davranışı ve de yaklaşımı etkileyen önemli değişkenler.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *