Televizyon tanrılarının aflarına sığınarak bu küstah değerlendirmeyi bir aradabir izleyici olarak yapıyorum.

Tesadüfi bir televizyon izleyicisi olarak (Belgesel falan işte genelde. Fularsızım.) tesadüfen rastladığım bir televizyon programını izlemekten ender keyif alırım. Fatmagül Tatilde bunlardan birisiydi mesela. Tayland‘lı bölümüne rastlamış ve güzel güzel izlemiştim. Dış ses ile girdiği diyaloglar bana göre çok doğal ve günlük hayattandı. Sen ben nasılsak Fatmagül de öyleydi, yalnız benden biraz daha güzel olabilir. Fatmagülcüm burayı okuyorsan selam.

Ekşisözlük’te program hakkında yazılanları dün okudum, abi anlayamıyorum. Siz hiç tatile çıkmadınız mı? Siz hiç tatilde yanlış insanlara rastlamadınız mı? İlla her şeyin casting olması mı gerekiyor bir programdan keyif almanız için?

Show TV gibi büyük bir kanalda böyle amatör ruhlu ve amatörce yayın olması benim çok hoşuma gitmişti mesela. Kendini kasmadan, öyle reyting falan çok takmadan, aman oraya reklam girecek, buraya bunu yapacak, aman doğal görüneyim derdi yok. Mis gibi gidip geziyor, internetten toparladığı bilgileri okuyor. Ben program yapsam ben de aynı şekilde yapardım. Dış ses de aynı şekilde. Yer yer sarkastik, yer yer dead pan espriler yapıyor, ben olsam ben de aynı şekilde espriler yapardım. Zaten günlük tarzım da bu, kendime yakın buldum ikisini de. Ekşiciler sevmemiş. Bence gıcıklıkları programın Show TV’de olması. Büyük televizyonlarımız böyle programlara alışık değil, televizyon izleyicilerimiz de böyle programlara alışık değil. Ben rutin televizyon izleyicisi olmadığım için beğendim. (Belgesel izlediğimi söylemiş miydim?)

Tabii ki ekşi kitlesi sadece bir referans. Facebook ya da muhtelif sosyal medyada programı sevdiğini söyleyenlerin sayıları da hayli fazla.

 

Şimdi doğrudan Dünya Güzellerim‘e geçmek istiyorum.

Buram buram yapmacıklık, buram buram casting kokusu gelen, reyting kaygısıyla abuk subuk hallere bürünüp büründüren, televizyon ve şov kültürünün baktıkça gurur duyacağı, kendine kurban konsept olarak seyahati seçmiş olan bir program. NEDEN!??

Birşeyi izlerken göğsünüz sıkışır ya, daha ne kadar saçmalayabilir acaba diye utançlı bir merak içine girersiniz, başkası adına utanır, bunların yaptıkları ne? diye sorgularsınız, işte tüm bunların karşılığı olan programlardan birisi bu. Bilmem kaç valizle havaalanına gitmeler, görgüsüzce davranışlar, yapmacık hareketler, iyi ve vahşi bir PR ile halkın diline dolatılan çalışmalar.

 

Bülent Ersoy’un Buda sanılması iddiası gibi. Canım siz ne yapıyorsunuz? Bu yaptığınız düpedüz bir inancın kutsallarına hakaret olmaz mı? Budistler Buda’yı bilmiyorlar mı ki Bülent Ersoy’u Buda sansınlar? Mesela…

Yani işte bunun gibi pek çok can sıkıcı, detay var. Recep İvedik Tatilde diye bir film çıksa, aha aşağı yukarı böyle bişey olur. Yazın bunu bir yere, Şahancım, okuyorsan lütfen ciddiye alma. LÜTFEN!

 

Referans olarak yine ilim irfan yuvası Ekşi Sözlük’e bakalım, 400 civarı entry var bu program hakkında. Birkaç tane de yan başlık var. Reklamın kötüsü olmaz mottosundan hareketle çok sağlam popularite yapmış kendisine.

 

Eğer ileride bir gün olur da (ya da geçmişte bir gün halihazırda yapılmışsa) Fatmagül Tatilde yayından kaldırılır, Dünya Güzellerim yayın hayatına doludizgin devam ederse çok üzülürüm. Televizyon halkın aynasıdır sayın okur. Aylılar, Marslılar izlemiyor o programları, senin benim toplumumun parçaları izliyor. İzliyor ki yapılıyor böyle şeyler.

Abuk program izleyenleri uyarınız, belki bir faydası olur.

 

niyoseris bildirdi.

Güzel kalın.